eşittir.

çöpün arkasına kusmak istersen saçını tutarım.

bulu.

ağzını çok gerçekçi buluyorum.

var.
orada duruyor.

yorum.

yağmur yağdığında karanlık noktaların
dünyanın en güzel rengi ışıklanmalarını.

acaba.

seni kafamdan atabilecek kadar yüksek
seslenemiyorum.

lınca.

dünyanın tam o noktasında
anlamını düşünmeye başladığım kelimeler:
umursamak, lemur, baklava

kırmızı.

anlatmaya morlarından başlayıp
sarılarında konuyu değiştirmek en mantıklısı.

tercihet.

bir şeyleri yazmaktansa söylemeyi,
ellerimi yüzüme o kadar
o kadar bastırmaya ki
yüzümde parmak izlerimin çıkmasına
-mek isterim.

aramama.

uzatılan bir çakmak'ı ve beklemeyi hatırlamadığım günleri özlüyorum, dedim,
ben de tam seni aramamayı düşünüyordum, dedi.

binyıl.

seksen altı bin yıl öncesine küçük bir evren,
bir ocak, porselen çaydanlık, sınırsız çay,
bir koltuk, televizyon, en sevilen ondört film,
battaniye, yatak, iki çift çorap koyup
bütün gün komşulara son bin yılın icadının
sen olduğundan bahsedebilirim.

oz.

bu gecelik kimse sol kolumun üstüne yatamaz,
yorgan bile.

dörttebir.

seni kelime kelime hatırlamak
aklımın dörtte birini çalıyor.