amaçok.
seni rüyamda gördüm,
bana seviyordun, dedim,
heyecandan hâl ekini yanlış kullanınca kaçtın,
ama çok uzaklaştın.
bana seviyordun, dedim,
heyecandan hâl ekini yanlış kullanınca kaçtın,
ama çok uzaklaştın.
geriver.
bir daha hiç kullanmayacağım şapkanı verir misin, dedim,
hep seni sevdiğimden dediğimden,
seni sevdiğimden ya da sana sevdiğim dediğimden değil yani,
dediğimden, veririm, dedi;
işim bitince ona şapkasını geri vermemi istemedi.
hep seni sevdiğimden dediğimden,
seni sevdiğimden ya da sana sevdiğim dediğimden değil yani,
dediğimden, veririm, dedi;
işim bitince ona şapkasını geri vermemi istemedi.
üzen.
beni üzen şeyler listesi yapmaya başlasam
başına seni koyardım, tıpkı her zaman başıma seni koyduğum gibi,
çünkü seni başka nereye koyabilirim,
nereye sığdırabilirim bilmiyorum, dedi.
beni bir yere koyma gerekliliğinden yıllardır
vazgeçemedi.
başına seni koyardım, tıpkı her zaman başıma seni koyduğum gibi,
çünkü seni başka nereye koyabilirim,
nereye sığdırabilirim bilmiyorum, dedi.
beni bir yere koyma gerekliliğinden yıllardır
vazgeçemedi.
geçkal.
"nasılsın?" dan sonra ne geleceğini bilmediğimden,
ne zaman biriyle karşılaşsam,
muhtelif yerlere geç kalıyormuş gibi yapıyorum,
sürekli.
ne zaman biriyle karşılaşsam,
muhtelif yerlere geç kalıyormuş gibi yapıyorum,
sürekli.
yabancıuyruk.
beni şaşırtan,
yıllardır dinlediğim şarkının
albüm kaydının sonunda çıkan
acıklı kadın, dedim.
yabancı uyruklu acıklı kadın, dedim.
sana neler dediğini bile söyleyebilirdim, dedim.
dinlemedin.
Mika - Relax [Take It Easy]
yıllardır dinlediğim şarkının
albüm kaydının sonunda çıkan
acıklı kadın, dedim.
yabancı uyruklu acıklı kadın, dedim.
sana neler dediğini bile söyleyebilirdim, dedim.
dinlemedin.
Mika - Relax [Take It Easy]
altındakal.
"nasıl bu kadar şiirsel olamıyorsun?" dememle,
'nasıl bu kadar şiirsel olabiliyorsun?' sorusunun altında kaldı,
şaşırdı.
'nasıl bu kadar şiirsel olabiliyorsun?' sorusunun altında kaldı,
şaşırdı.
evdeyok.
ben bir ilişkide,
"sabahlara kadar içsek sevişsek,
ne ben işe gitsem ne sen ayılsan,
derin bir uykunun dibine düşsek." tadını severim, dedim,
neden bahsettiğimi hemen anladın.
"sabahlara kadar içsek sevişsek,
ne ben işe gitsem ne sen ayılsan,
derin bir uykunun dibine düşsek." tadını severim, dedim,
neden bahsettiğimi hemen anladın.
gerçekcevap.
bunu, dedi, bana mı yazdın?
sana yazmış olmamı mı isterdin, dedim.
evet, dedi, sanırım, bana yazmış olmanı isterdim.
seni beğendim.
öyleyse sana yazdım, dedim.
gerçek cevabı asla öğrenemeyeceğim, değil mi, dedi.
gerçek cevabı öğrenebilmen için önce
beynimi okuyabilme yeteneğine
sahip olman gerek
ve sen, henüz, bu yeteneğe sahip değilsin, dedim.
güldü.
sana yazmış olmamı mı isterdin, dedim.
evet, dedi, sanırım, bana yazmış olmanı isterdim.
seni beğendim.
öyleyse sana yazdım, dedim.
gerçek cevabı asla öğrenemeyeceğim, değil mi, dedi.
gerçek cevabı öğrenebilmen için önce
beynimi okuyabilme yeteneğine
sahip olman gerek
ve sen, henüz, bu yeteneğe sahip değilsin, dedim.
güldü.
frijit.
ellerini asla tutmak istemezdi kara örgüleri,
belinden aşağı sadece örtünmek amacıyla inerdi.
hayat sevgisi değildi onunki, biraz bencillik,
vakit geçirme amacıyla gülünmüş -belki birkaç- espri,
anlamsızlığın anlamı gibi olan tamlamalar,
net açıklanmadığı için onu gererdi.
frijit, seni senden nasıl koruyacağını bilen,
bir kemerdi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)