dünyanın tam o noktasında
anlamını düşünmeye başladığım kelimeler:
umursamak, lemur, baklava
tercihet.
bir şeyleri yazmaktansa söylemeyi,
ellerimi yüzüme o kadar
o kadar bastırmaya ki
yüzümde parmak izlerimin çıkmasına
-mek isterim.
ellerimi yüzüme o kadar
o kadar bastırmaya ki
yüzümde parmak izlerimin çıkmasına
-mek isterim.
aramama.
uzatılan bir çakmak'ı ve beklemeyi hatırlamadığım günleri özlüyorum, dedim,
ben de tam seni aramamayı düşünüyordum, dedi.
ben de tam seni aramamayı düşünüyordum, dedi.
binyıl.
seksen altı bin yıl öncesine küçük bir evren,
bir ocak, porselen çaydanlık, sınırsız çay,
bir koltuk, televizyon, en sevilen ondört film,
battaniye, yatak, iki çift çorap koyup
bütün gün komşulara son bin yılın icadının
sen olduğundan bahsedebilirim.
bir ocak, porselen çaydanlık, sınırsız çay,
bir koltuk, televizyon, en sevilen ondört film,
battaniye, yatak, iki çift çorap koyup
bütün gün komşulara son bin yılın icadının
sen olduğundan bahsedebilirim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)