buyıl.

keşke bir şeyleri mahvetmemenin bir yolunu,
hayır, senin de bilmediğin besbelli.

birbiri.

duysa, olduğu'nu farklı anlatmama
üzüleceğinden emin değilim.

div.

istesem kalbinizi orta yerinden,
en üzüleceğiniz yerden.

yüzyüze.

seninle ilgili şeyleri başka insanlara söylemenin
ne kadar kolay olduğundan bahsediyorum ve
senin yanında güneşin açmadığını kabul etmemin
ne kadar zor olduğundan.

tepeden.

o gün gerçekleşen gerçeküstü her şey
ve bir ankaranın en güzel manzarası,
ve iki montu da binanın içinde bıraktılar,
ve üç kere asansörde kalma tehlikesi,
ve dört kat merdivenden çıkma gerekliliği.

uzaydan.

bundan dört yıl önce dünyaya
çok garip birisinin geldiğini
ve neleri kimlere anlattığımı
hatırlayamadığımı söyledim.

vaktiyok.

kimsenin beni uyutmaya vakti yok, dedim,
o kadar da uzakta oturmuyorum, dedi.

yam.

yerlerde çok kar vardı,
yanımızda kürek de yoktu.

çam.

senin çam ağaçları
ve ormandaki bazı kuşlar
ve gözümü kapattığımda da aydınlık
ve içimi nefes alma isteğiyle dolduran.

hep.

herkesin her yazdığı okunmayabilir ya da bazıları
nın kelimelerine uygun bazı şarkıları bulabilirim.

voila!

bunların hepsini seni düşünürken düşündüm,
bunların hepsini sen beni düşünmezken düşündüm.