bamyakurt.

dün mutfak duvarında gezinirken yakalayıp
"fazla uzağa gidemez nasıl olsa" diyerek
bahçeye atmadığım bamya kurdunun fazla uzağa gitmesi
ancak iki hafta kedimle yalnız yaşayacak olmamın
kapımı açık bırakma rahatlığını bozabilirdi.
nerdesin???

lütfen beni yeme.

yalan.

söylediklerimin hepsi yalandı, dedim,
hemen inandın.

başkası.

bazen kıskanmam için yazılarını başkasına yazıyordun, dedim,
okuduğunu bilen kişilere yazmayan birinden bunu duymak komik, dedi.

birşey.

denize bir şey atmak yasak dedi adam,
zaten denize atabileceğin bir şey değildim.

bizene.

cümlelerinin sonunu hiç merak etmiyorum, dedi.

görmeye.

seni görmeye
gelmedim.
gitmedim.
gelmedim.

içindeki

ömrüm yirmidört saat.

sonraol.

ondan sonra olmadığı gibi
benden sonra da olmasa.

opark.

farklı kot ve aynı çantayla, ceketsiz ve yüzüksüz,
o parkta bir daha oturdum.

boşagit.

üzülmelerim hep boşa gidiyor.

boya.

- old place looks pretty good.
- yeah, well, it could use a coat of paint.
- couldn't we all?