bir şey istesem, tek bir şey,
burnumu yanaklarına dayayabilmekten biliyorum,
kendi kokumu alabilmek isterim, biliyorsun.
kaş.
içinde onun adı geçen şeyleri kıskanıyor,
ve bir diğerinin adı,
ve alakasız başka birilerinin adları;
onlar varken kaşlarını görüyorum,
yokken gördüğüm gibi değil.
sekiztane.
"bir gün çok zengin olacağım
ve evimde sekiz tane hizmetçi olacak.
böyle ellerinde tüylü fırçalarla fırs fırs sürekli gezecekler.
sonra 'yeter. bokunu çıkarttınız.' diye yedi tanesini kovacağım.
bir tane hizmetçi yeter çünkü,
o ne öyle sekiz tane."
ve evimde sekiz tane hizmetçi olacak.
böyle ellerinde tüylü fırçalarla fırs fırs sürekli gezecekler.
sonra 'yeter. bokunu çıkarttınız.' diye yedi tanesini kovacağım.
bir tane hizmetçi yeter çünkü,
o ne öyle sekiz tane."
dürt.
"hiçbirini yapmıyor," dedi,
"yani bu kalıplaşmış erkek kavramından bahsediyorum,
anlatabildim mi.
hiçbirini yapmıyor,
ve ben yapılması gereken her şeyi yapıyorum.
yapılması gereken tek şey biraz dürtmek,
küçük konularda bile.
ve dürtmelerim hep ters teperken
dürtmediğim anlarda her şey olması gerektiği gibi.".
"yani bu kalıplaşmış erkek kavramından bahsediyorum,
anlatabildim mi.
hiçbirini yapmıyor,
ve ben yapılması gereken her şeyi yapıyorum.
yapılması gereken tek şey biraz dürtmek,
küçük konularda bile.
ve dürtmelerim hep ters teperken
dürtmediğim anlarda her şey olması gerektiği gibi.".
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)