tetik.

"sentetik hayallerinde sen tetiksin kendine." dedi.
ucuz kafiyenden utan, dedim,
bir fırt çektim.

mühimolan.

"ama uçları bozulmuş" olsa da bir şeylerin,
mühim olanın uçları olmadığını asla anlatamadım sana.

gar.

açmakonusu.

istemeye istemeye verdiğim telefonları açma konusunda
neden bu kadar başarısızım,
artık anla.

engelolan.

üç bağlacı arka arkaya getirmeme engel olan dil!
uzun süredir seni kullanmayışım,
uzun süredir o'nun olmayışından mı yoksa o'nun olmayışımdan mı?

adbileme.

çünkü bazen,
adını telaffuz edemediğim birini seviyorum gibi.

gökyüzü.

bugün gök yüzünde.
ifadelerin öyle bulutsuz.

çokuzak.

"nereye gitsen...
dur.
nereye gitsen benden uzağa gidiyorsun.
dur işte. çok uzağa gidiyorsun."

çokkeyifli.

sen, dedim,
izlemesi çok keyifli bir insansın.
hiç anlamadı.

fark.

o seninle uyurken
ben seninle uyanıyorum,
farkımız bu, diye düşündüm.
söylemedim ama.

dedi.

yazdıklarını değil,
yazmadıklarını bilmek istiyorum,
dedi.

hemen.

"seni seviyorum." dedi,
sırası olduğunu bildiğim halde,
"şimdi sırası değil." dedim;
ona bakışımdan, yalan söylediğimi hemen anladı,
güldü, içinden,
bana bakışından hemen anladım.