sengel.

"yanına oturmuş olmam elbette tesadüf,
tanıdık gelmedin diyemem, geldin,
ama nereden tanıdık geldiğini hemen anlamadım.
bir şey diyecek gibiydin, kulaklıkların kucağındaydı,
kafan azıcık bana döndü, ara ara yeniden döndü,
sabah sana 'lütfen gel.' demiştim,
ama çok da pespaye bir günümdeydim,
yani gelmediysen, onun için aradım," dedim,
"geldiysem?" dedi.
"gelmediysen, onun için aradım,
gelsen kendim için arardım."