bugün, biraz bale yaptım.
meyve almaya çıktım.
şeftalilerin çok indirimde olduğunu gördüm. bayıldım. 7 tane aldım.
e nin o haaarika elmalarından gördüm. bayıldım. 6 tane aldım.
sonra çok garip şeyler oldu.
çok sevdiğim kırmızı kütür kütür elmalardan gördüm. parlıyorlardı.
uzandım. poşete koydum. mum kokuyorlardı. üstüne sprey sıkmışlardı.
'yine de kütür kütür' dedim. 'yıkarım geçer' dedim. aldım.
gelirken en sevdiğim çiçekçinin önünden geçtim. tanımamazlıktan geldim.
karşıdan karşıya geçerken bisikletliçocuk'u gördüm. yolun ortasında durdum.
bana yol verdi. üstelik eliyle de 'geçebilirsiniz' hareketi yaptı. 'buyrun' da dedi.
'aa' dedim. teşekkür ettim. güldük.
en sevdiğim bakkalın önünden geçerken,
dört tekerlekli bisikleti olan bi' kız, bakkalın önündeki tabelalara çarptı.
ek tekerlerinden biri gerçekten yamuktu.
yanından geçerken güldüm. o da bana güldü.
sonra yanımdan taş gibi bir bisikletli geçti. 'ah' dedim. 'benim olacaksın beybi.'
eve geldim. sarma vardı.
bunlar, bu şehir için garip şeyler.